Ana Sayfa İlginç Okyanuslar Hakkında Okuduğunuzda Şaşıracağınız 10 İlginç Bilgi

Okyanuslar Hakkında Okuduğunuzda Şaşıracağınız 10 İlginç Bilgi

13

Okyanuslar, bilim insanları için daha giriş kapısında bile en çok zorlandıkları araştırma konusudur. Çünkü, okyanus ve denizlerde her 200 metrede bir basınç katlanarak artmaktadır ve biz bu zamana kadar sadece 10.000 metre derinliğine iki kişilik denizaltıyla inilebilmiştir.

Üç tane okyanusumuz vardır bunlar büyükten küçüğe;

  • Pasifik Okyanusu (Büyük Okyanus)
  • Atlas Okyanusu
  • Hint Okyanusu

Araştırmalar bölümlere ayrılarak her yerde yapılmaya çalışılıyor. Yapılan araştırmalar sonucu, ürpertici ve ilginç bilgiler elde edilmiştir. Sizler için bu bilgileri hazırladık, isterseniz başlayalım.

1. Okyanusların Sadece %5 Keşfedilmiştir

Okyanusların sadece yüzde beşinin keşfedilmesinin bir nedeni de oldukça yer kaplamalarıdır. Dünyanın yüzde yetmişi sudan oluşmaktadır bu nedenle tamamını keşfetmek oldukça zorlu bir yolculuktur. Başka bir sebebi ise okyanusların tam bir bilinmez olması ve bilinmeyenin insanı korkutmasıdır.

2. Okyanuslarda Milyonlarca Altın Vardır

Okyanuslardaki altın tabi ki de külçe halinde bulunmaz. Okyanuslarda bulunan altın, toz ve küçücük taşlara benzer şekilde bulunur. Yapılan araştırmalar doğrultusunda 20 milyon altının olduğu söylenmekte. Ama, daha oldukça az keşfedilen okyanusların, keşfedildikçe bu sayının artış göstereceğini hepimiz tahmin edebiliriz.

3. Dünyada Kullanılan Enerjinin 5 Katı Fazlasını Okyanuslardan Elde Edebiliriz 

Okyanuslarda rüzgar sebebiyle oluşan doğal dalgalardan enerji üretmeyi başarabilseydik, şu anda dünyada herkesin kullandığı elektriğin 5 katı ve daha fazlasını sadece dalgalardan elde edebilirdik.

4. Oksijenimizin %70’i Okyanuslarda Üretilmektedir

Hepimizin duyduğunda oldukça şaşırdığı ilginç bir bilgidir. Okyanusun kendisi bize oksijen vermez ama okyanusta yaşayan bilmediğimiz milyonlarca bakterilerden birisi olan klorofili bakterisi oksijen üretmektedir. Hatta bu bakteriler dünyanın en yaşlı bakterisidir diyebiliriz, çünkü daha dünya sadece bir su küresiyken evrende ilk çiftleşen, çoğalan ve yaşamın temelini atan bakteriler bu bakterilerdir.

5. Okyanusların Ölümsüz Canlısı; Denizanası

Dünyamızın oluşumundan bu yana suda ne zaman ürediğini bilmediğimiz ama suyun olduğu her yerde bulunabilen bir canlıdır. Peki, bu canlımızın ismi nedir? İsmi aslında herkesin bildiği ve ısırmasından korktuğu denizanasıdır. Denizanaları yapılan bir araştırmaya göre 1900 yıllardan kalma boş bir kavanozun içerisine konulmuş ve sonrada unutulmuştur. 90’lı yıllarda aynı kavanoz bulunmuş ve tekrar suya koyduklarında ise yaşamaya devam etmiştir.

6. Asitleşmeye Başlayan Okyanuslar

Okyanuslar insanlar yüzünden hep zarar görmüşlerdir ve bu zarar hala devam etmektedir. ABD yaptığı itirafta okyanus hakkında şunları söylemiştir: 64 milyon kg sinir gazı ve kara mayınları, 400,000 bin bomba ve 500 tondan fazla radyoaktif atığı okyanusa bıraktıklarını söylemiştir. Bunu açıklamasının ardından pek bir şey değişmedi diyebiliriz. Değişen ve kendi evimizi yok etiğimiz tek olay şudur; PH seviyesi her yıl kendisini geçen yılla göre ikiye katlayarak düşmesi ve bu düşmesinin sonucu olarak okyanuslardaki asit seviyesinin artmasıdır.

7. Okyanuslarda Sayısını Bilinmeyen Kara Delikler Vardır

Okyanuslar için aslında şunları söyleyebiliriz: Evreni anlamak istiyorsan ilk önce okyanusları çözmelisin çünkü evren okyanusun içerisinde gizli. Uzayda olduğu gibi okyanuslarda da kara delikler var ama bunların kaçar tane olduğu ve nereye bağlandığını henüz bilmiyoruz.

8. Dünyanın En Derin Çukuru Mariana Çukuru

Dünyanın şu anda bilinen en derin çukuru bir okyanustadır. Tabiri caizse dünyanın en uzun dağı olan Everest Dağını ters çevirdiğinizi ve biraz da uzunluk eklediğinizi düşünebilirsiniz. Çünkü derinliği tam olarak 10,036 metredir. Ve bu çukur Büyük Okyanusta Japonya ve Endonezya arasında bulunur. İşin ilginç yanı Mariana çukurunda yaşam vardır. İçerisinde soğuk suda yaşayabilen birçok farklı mikroorganizma, balık ve yengeç türleri bulunmuştur.

9. Okyanusun Oluşturduğu Radyasyon Alanları

Hepimiz bermuda şeytan üçgenini duymuşuzdur. Olayın gerçekleştiği yerde aslında sebebi hala çözülemeyen bir radyasyon yoğunluğu vardır. Bu yüksek seviyede radyasyon yoğunluğu, uçak veya helikopterin manyetizmasını bozarak okyanusa düşmesine neden oluyor. Sebebi hala araştırılıyor, ama bana kalırsa radyasyon yine insanların savaş sırasında veya savaş için gerçekleştirdikleri hatalar ve hırsları yüzünden kaynaklanıyor.

10. Okyanusun En Çok Deprem Yaşanan Bölgesi

Depremler bildiğimiz gibi fay hatlarının üzerinden gerçekleşen ve bu hatların gerilip yükselmesiyle oluşan doğal afetlerdir. Daha çok volkanik bölgelerde gerçekleşen depremlerin okyanus kıyılarını da etkilediği bir bölge vardır. Bu bölge Pasifik Okyanusun havzası olan Ateş Çemberi diyerek tarif etiğimiz bölgedir. Bu oluşan depremleri yüzdelik hesaba yansıttığımızda şöyle bir sonuç çıkıyor; dünyada oluşan depremlerin %90’ı Ateş Çemberinde meydana gelmektedir.


Okyanuslar bizim yaşam kaynağımız. Her sene oluşan küresel ısınma yüzünden buzullar erimekte ve deniz seviyesi ise yükselmektedir. Bu durum tabi ki de olumsuz bir döngüdür. Bu döngüyü artık en kısa sürede kırmamız gerekmektedir. Okyanuslar bizlerin doğal çöp torbaları değildir bu yüzden suya böyle bir muamele yapmamalıyız. Çevremizi kirletmeyelim, ona her darbe atığımızda kendi soluk sayımızdan kesiyoruz yapmayalım, yaptırmayalım.

Önceki İçerikGün İçerisinde Halsiz Kalmanıza Sebep Olan 12 Alışkanlık
Sonraki İçerikOnline Alışveriş Yaparken Nelere Dikkat Etmelisiniz?
Merhaba! Ben Yusuf Tercan. 24 yaşında Makine mühendisliği öğrencisi olmakla birlikte Wabizon'un kurucu ortaklarındanım. Aynı zamanda sizlerin okuduğu yazıları oluşturan editör ekibinde yer alıyorum.