Ana Sayfa Sanat Karantina Günlerinde Eğlenirken Kendinizi Geliştirebileceğiniz 10 Kişisel Gelişim Filmi

Karantina Günlerinde Eğlenirken Kendinizi Geliştirebileceğiniz 10 Kişisel Gelişim Filmi

88

Zor günlerden geçtiğimizi hepimiz kabul ediyoruz. Evlerimizde sıkışıp kaldık ve neredeyse yapacağımız her şeyi evlerimizden yapıyoruz. Çalışmak, eğitim görmek ve eğlenmek. Bunlar evlerimizden gerçekleştirmeye çalıştığımız şeylerin yalnızca birkaçı. Bu dönemde birçoğumuz filmlere veya dizilere sarılmış durumda. Netflix veya Exxen gibi platformlar da bunu fırsat bilerek kendilerini sürekli yeniliyorlar. Ne kadar kötü günler geçirsek de unutmamamız gereken bir şey var. Kendimizi geliştirmek. Evde çok fazla vakit geçirmemiz gerekse de kendimizi geliştirmeli, ve hayatımıza yeni bir şeyler katmalıyız. Bir diğer yazımda belirttiğim gibi bunu yapmak için filmler oldukça cesaretlendirici unsurlar oluyor. Cesaret veren motivasyon filmleri izledikçe gaza gelen birçok insan tanıyorum. Eğer boş vaktiniz varsa ve bu vakti film izleyerek geçirmek istiyorsanız sizlere tavsiye edeceğim filmler kesinlikle motivasyon filmleri olacaktır. Her zaman bu türdeki filmleri izlemeniz gerekmez. Fakat haftada iki defa izlemenizin sizi gaza getireceğine inanıyorum. Kendinizi geliştirmek için izleyebileceğiniz bir diğer film kategorisi kişisel gelişim filmleri. Bu filmler de en az motivasyon filmleri kadar güzeldir. Bu sebeple sizlere bu filmlerin önerilerinden oluşan bir liste hazırlamak istedim. Hazır herkes evdeyken ve boş zamanımız varken gelin hep birlikte bir filme başlayalım. Ve başlayacağımız filmi de bu listeden seçelim. Ne dersiniz? İşte karşınızda 10 farklı kişisel gelişim filmi önerisi.

1. Şimdi ya da Asla (The Bucket List) – IMDb: 7,4 (2007)

Hollywood yapımı bir film olan Şimdi ya da Asla içinde Jack Nicholson ve Morgan Freeman’ın da bulunduğu tecrübeli bir oyuncu kadrosuna sahip. Bu filmin beni oldukça derinden etkilediğini baştan belirtmek istiyorum. Şimdi eğer isterseniz konusuna geçelim. Filmde başrolü paylaşan iki kişi bulunuyor. Edward ve Carter filmin ana karakterleri. Bu iki insan birbirlerinden oldukça farklı hayatlar yaşıyorlar. Carter orta düzeyli bir insan. Evli ve hatta çocukları var. Tamirhanesinde çalışarak ailesine bakıyor. Edward ise bu karakterin tam tersi. Zengin bir iş adamı olan Edward kimseyi önemsemiyor ve sadece kendi istediklerini yapıyor. Bu iki karakter günün birinde kanser hastalığına yakalanıyor. Ve yakın zamanda öleceklerini biliyorlar. Kaderleri ise aynı odada tanıştıklarında birleşmiş oluyor. Başlangıçta pek iyi anlaşamasalar bile zaman geçtikçe birbirlerine alışıyorlar.

Bir gün Carter tamamen şaka amacıyla bir yapılacaklar listesi hazırlamaya başlıyor. Edward için ilk başta saçma olsa da ilerleyen süreçte kendisi de bu listeye yeni maddeler ekliyor. Daha sonra ise mal varlıklarını kullanarak bu listedekileri yapma kararı alıyorlar. Listede gerçekten çok çılgınca şeyler yer alıyor. İki arkadaş bunları yaparken Carter rahatsızlanıyor. Hastalığı ilerlediği için hastaneye yatırılıyor. Edward’da onun yanına geliyor. Carter Edward’a bir vasiyet bırakıyor. Bu vasiyet ise ölünce bir kahve kutusu içinde Everest Tepesi’ne gömülmek ve buradan dünyayı izlemek. Carter hayatını kaybediyor ve yakın dostu Edward onun vasiyetini yerine getiriyor. Bir süre sonra hastalığı yüzünden fenalaşan Edward da hayatını kaybediyor. Onu da bir kahve kutusu içinde arkadaşının yanına gömüyorlar. Bu filmden çıkarılması gereken ders hayallerinizi geciktirmemenizdir. Kendi hayatınızı hiçe sayıp yaşarsanız bir süre sonra çok geç olabilir.


2. Bay Evet (Yes Man) – IMDb: 6,8 (2008)

Hollywood’un ünlü isimlerinden olan Jim Carrey’i eminim biliyorsunuzdur. Başrolünde Jim Carrey’nin olduğu Bay Evet Carl Allen’in oldukça komik hikâyesini anlatıyor. Kendi isteğiyle bir programa katılan Carl burada yeni bir karar alıyor ve bir yıl boyunca her şeye evet demesi gerekiyor. İlk başlarda başına kötü bir şey gelmese de ilerleyen süreçte her şeye evet demek başına bela almasına neden oluyor. Komik ve güzel bir film olan Bay Evet benim de favori filmlerimden birisidir. Jim Carrey her filmde olduğu gibi bu filmde de ustalığını konuşturuyor diyebilirim. Filmden çıkaracağınız oldukça güzel dersler olduğunu da belirtmek istiyorum ve vakit kaybetmeden listemizin üçüncü filmine geçelim.


3. Forrest Gump – IMDb: 8,8 (1994)

Bu filmi hayatınızda mutlaka duyduğunuzu düşünüyorum. Kült filmler arasında diyebileceğim Forrest Gump konusu ve senaryosu bakımından oldukça derin anlamlar içeren bir filmdir. Konusuna gelirsek. Zeka seviyesi normale göre düşük olan Forrest’ın hikâyesi filmin konusunu oluşturuyor. Forrest rahatsızlığı dolayısıyla birçok zorlukla karşılaşır. Fakat yüreğinin gücü ile bu zorlukların üstesinden gelir. Farkında olmadan birçok olaya karışır ve bu olaylarda büyük rol oynar. Yaşadığı olayların arasında Vietnam Savaşı bile bulunur. Elvis Presley ile tanışan Forrest sadece bununla kalmaz Başkan Kennedy ile de tanışır. Bu film günümüze bakıldığında biraz eski olsa da insanlarda yarattığı etki oldukça tazedir. Filmde her türlü duyguyu hissedeceğinize ve kendiniz için harika dersler çıkaracağınıza eminim. Başrolde tecrübeli oyuncu Tom Hanks’in oynadığını da belirtmeden geçmeyeyim.


4. Değişim (The Shift) – IMDb: 8,3 (2009)

Kişisel gelişim filmleri hakkında içerik çıkartırken bu filmden bahsetmesem olmazdı diye düşünüyorum. Bunun sebebi ise filmin konusunun tamamen kişisel gelişime odaklı olması. Doktor Wayner Dyer bu filmde birlikte çalıştığı insanlara hayat hakkında yeni dersler veriyor. Bu dersler hayatı anlamak hakkında. İnsanların içinde olanları dışarı yansıtmaları gerektiğini ve insanın kendi içindekiler yardımıyla yolunu çizebileceğini öğretiyor. Adeta belgesel tadında olan bu filmin başrolünde Doktor Dyer’in bizzat kendisi yer alıyor.


5. The Truman Show – IMDb: 8,1 (1998)

Bu filmin de başrolünde az önce ismi geçen tecrübeli oyuncu Jim Carrey bulunuyor. Filmin gidişatı sizi oldukça etkileyebilir. Çocukluğundan beri harika bir dünyada bulunan Truman’ın hikâyesi bu filmin konusunu oluşturuyor. Her gün aynı düzen içerisinde yaşayan Truman yetişkin olunca bazı şeylerin olması gerektiğinden farklı olduğunu hissediyor. İnsanlar kendisine oldukça nazik davranıyor ve her gün bir diğerinin aynısı gibi yaşanıyor. Hatta çevresindeki bazı insanların bir yere bakarak reklam yaptığına bile şahit oluyor. Yaşadığı şehirden dışarı çıkamayan Truman hayatını sorgulamaya başlıyor. Karısını ve komşularını bile sorgulayan Truman aslında çok büyük bir şovun içerisinde başrolü oynadığını fark ediyor. Onun gittiği sahnelerde bütün set değişiyor ve aslında kendisi gökyüzünü bile hiç görmemiş birisi. Sahte bir gökyüzünün altında sahte bir güneşe bakarak yetişen Truman bebekliğinden beri bu şovda yetişmiş ve gerçek hayata hiç çıkmamış. Bu durumun farkına varınca tekneye atlayarak bu setten çıkmaya çalışıyor. Dünyanın en çok seyredilen şovu olduğu için yönetmen kaçmasına izin vermiyor. Engellemek için sete fırtına gönderen yönetmene rağmen Truman setten kaçmayı başarıyor. Filmin sonundaki repliği ise oldukça dokunaklıdır. Oyuncu değil adeta mahkum olsan Truman her gün söylediği sözlerle bu sete ve şova veda ediyor. Herkese günaydın. Olur ya belki sizi göremem, şimdiden iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler.


6. Cesur Yürek (Braveheart) – IMDb: 8,3 (1995)

Bu film oldukça kült filmlerdendir. Mel Gibson’ın hem yönetmenliğini üstlendiği hem de başrolde yer aldığı Cesur Yürek filmi çok büyük bir kahramanlık öyküsünü konu edinmiştir. Filmin ana karakteri William Wallace’dır. İngilizler İskoçya üzerine çok büyük bir baskı kurarlar. William Wallace’ın ailesini ve karısını İngilizler öldürmüştür. Bu baskıya bir son vermek isteyen Wallace büyük bir baş kaldırıya önderlik eder. Film oldukça gaza getiren bir filmdir. Cesaretin önemini ve zorlukların üstesinden nasıl gelebileceğimizi gösterir.


7. Umudunu Kaybetme (The Pursuit of Happyness) – IMDb: 8,0 (2006)

Bu film beni derinden etkileyen filmler arasında yer alıyor. Başrolünde Will Smith’in olduğu bu film kararlılığın ne kadar önemli olduğunu bize gösteriyor. Lafı fazla uzatmadan filmin konusuna geçelim. Filmin ana karakteri Chris Gardner. Chris bir işportacı olarak çalışıyor. Kemik yoğunluğunu ölçen bir alet satarak geçimini sağlamaya çalışıyor. Karısı ise çift vardiyayla çalışıyor. Fakat işler pek iyi gitmiyor. Oldukça zor geçinen Chris’in bir de oğlu var. Bir gün çalışırken çok lüks bir arabaya binen biri ile karşılaşıyor. Bu adama bu servete nasıl sahip olduğunu sorduğunda adam Chris’e yeni bir işten bahsediyor. Chris bu işi yapabilmek için stajyerliğe başvuruyor. Bu olaylar gerçekleşirken ailevi sorunlar da baş gösteriyor. Karısı evi terkediyor. Evin kirasını ödeyemedikleri için evden ayrılan Chris ve oğlu bir motele yerleşiyorlar. Hatta buranın da parasını ödeyemedikleri için metronun tuvaletinde yatmak zorunda kalıyorlar. Fakat en sonunda emeklerinin karşılığını alıyor ve sınavı kazanıyor. Bu saatten sonra zorluk içinde yaşamaya bir son veriyorlar. Ne olursa olsun hayatta başınıza ne gelirse gelsin hedeflerinizden vazgeçmemeniz gerektiğini öğreniyorsunuz.


8. Akıl Oyunları (A Beautiful Mind) – IMDb: 8,2 (2001)

Gerçek bir hikâyeden ilham alınarak hazırlanan Akıl Oyunları filmi kalbinize dokunacak bir filmdir. Sosyal yaşantısı ve ilişkileri pek de iyi olmayan John Nash bir burs kazanır ve Princeton Üniversitesi’nde eğitim görmeye başlar. Çevresind buluna insanlara alışamayan ve bir türlü sağlam ilişkiler kuramayan Nash, inanılması güç ve çok ileri seviyedeki bir matematik teorisini öne atar ve ispatlamaya çalışır. Bu sırada tabi ki sorunların ardı arkası kesilmez. Şizofreni belirtileri görmeye başlayan Nash’in rahatsızlığı gün geçtikçe ilerler. Bir süre sonra gerçek ile hayali ayırt edememeye başlar. Oldukça ilham verici ve harika bir film olan Akıl Oyunlarını izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim.


9. 3 Ahmak (3 Idiots) – IMDb: 8,4 (2009)

Başrolğnde Aamir Khan’ın bulunduğu bu film kült filmlerin arasında yer alıyor. Komedi, dram ve daha pek çok özelliği de bünyesinde barındırıyor. Hindistan’ın en iyi üniversitelerinden birinde mühendislik okuyan 3 öğrenci bu filmin ana karakterleri olarak karşımıza çıkıyor. Eğitim sisteminin yarış üzerine kurulu olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu üç öğrenci bunu fark ediyor ve son vermek istiyorlar. At yarışı gibi olan eğitim sistemini reddediyorlar. Hayata dair çok önemli dersler veren bu film kesinlikle izlenmesi gereken filmler arasında yerini alıyor. Filmi izlerken her tülü duyguyu hissedeceğinize garanti verebilirim. Geç kalmadan izleyin derim.


10. Siyah Kuğu (Black Swan) – IMDb: 8,0 (2010)

Başrolünde Natalie Portman’ın olduğu bu film listemizin son filmi. Ana karakterimiz bir balerin olan Nina’dır. Kuğu Gölü Balesi’nin başrolünü değiştirmeye karar verirler. Başrolü alacak kişinin beyaz kuğu ve siyah kuğuyu harika bir şekilde canlandırması gerekmektedir. Nina beyaz kuğuyu ne kadar iyi canlandırsa da siyah kuğu da problem yaşamaktadır. Rakibi ise siyah kuğuyu oldukça iyi canlandırır. Nina ve rakibi Lily’nin arasındaki rekabeti konu alan film oldukça güzel bir film olarak listemizin onuncu sırasında yer alıyor.


Sizlere karantinada eğlenirken yeni şeyler öğreneceğiniz ve yararlı dersler çıkartacağınız 10 kişisel gelişim filmini derleyip toparladım. İnsanın hayatında adım atması için bazen ufak bir gaza ihtiyacı olabilir. Başlangıçta dediğim gibi motivasyon filmleri izlemek bu konuda oldukça işe yarar bir yöntemdir. Kişinin kendine bir şeyler kazandırmasında kitaplar kadar filmler de önemlidir. Bu konuda kişisel gelişim filmleri gerçekten çok faydalı olabilir. Sizler için hazırladığım bu listeden bir film seçin mısırınızı patlatın ve karantina dönemini kendinize bir şeyler katarak geçirin derim. Eminim listeden kendinize uygun bir film bulacaksınız. Şimdiden iyi seyirler!