Ana Sayfa Gündem Eski Ramazanları Hatırlatan Ramazan Ayı Gelenekleri

Eski Ramazanları Hatırlatan Ramazan Ayı Gelenekleri

31

Büyüklerimizin her ramazan ayında söyledikleri ”Nerede o eski Ramazan’lar” lafını bilmeyen yoktur. Küçükken bu lafa hiç anlam veremiyordum fakat yaşım ilerledikçe bu lafı ben de kullanmaya başladım. Gerçekten eski Ramazan’ların havası bir anda yok oldu. Devir değişti ve bununla beraber ramazan aylarında gerçekleştirdiğimiz gelenekler birer birer unutuldu. Gelin birlikte bu eski geleneklere ve Ramazan ayını hatırlatan şeylere göz atıp nostalji rüzgarları estirelim.

İftar Telaşı ve Büyük Aile Sofraları

Açıkçası Ramazan’ı Ramazan yapan şeylerden birisi de bir araya gelip paylaşmaktır. Büyük sofralar kurulur ve evde bir iftar telaşı olur. Eskiden ailecek aynı masaya oturup iftar yapılırdı. Günümüzde herkes kendi hayatının telaşına kapılmış durumda ve ailesi için vakit bulamıyor. Keyifli ve koyu sohbetler eşliğinde kalabalık bir sofraya oturmanın tadı günümüzde unutulmuş durumda. İftarlarda davet vermek veya davete gitmek tamamen yok oldu. Buna sebep olan şeylerden biri tabi ki salgın. Fakat salgından önce de bu alışkanlıklarımızı yavaş yavaş unutmaya başlamıştık.

Ramazan Lokumu Olan Hurma

Ramazan ayı ile özdeşleşmiş olan şeylerden biri de tabi ki hurmadır. Orucu hurmayla açtıktan sonra bile birkaç tane yemeden bırakılmayan meyve olarak bilinir. Her mevsimde bulunabilse de yalnızca ramazan ayında ortaya çıkar ve sofralarda yerini alır. Bu geleneğin pek de unutulduğunu söyleyemem. Hala daha sofralarda hurma bulunur ve oruçlar genelde hurmayla açılır.

Bitmeyen Pide Kuyrukları

İftar vakti yaklaştığında evin küçük çocuğuna verilen kutsal bir görev vardı. Fırına giderek taze ramazan pidesi alma görevi genelde çocuklara verilirdi. İftarın yaklaşmasıyla birlikte stres artardı ve pide kuyruğunda geçen bir dakika sanki bir saat gibi geçerdi. Önceden pideler poşette verilmezdi ve bir kağıda sarılırdı. Eve varasıya kadar fırından yeni çıkmış Ramazan pidelerinin elleri yakmasına bu kağıtlar engel olamazdı.

Dikkatle Beklenen Top Atışı

İftar vaktinin geldiğini haber veren eski bir gelenek de top atışı olarak bilinir. Top patladığında iftar vakti gelmiş demektir ve herkes orucunu açabilir. Top patlaması yaklaştıkça masaya sessizlik gelir ve herkes top sesi dinlemeye başlar. Top sesini ilk duyan kişi masadakilere bunu söyler ve ezan sesiyle birlikte çatal kaşık sesleri gelmeye başlar.

Herkesi Uyandırmak İçin Sokak Sokak Gezen Davulcular

Bu ayda geceleri dışarıda davul sesi duymak oldukça normal. Önceden alarmlı telefonlar olmadığı için sokaklarda davulcular gezermiş. Davul sesiyle birlikte insanlar uyanır ve sahur yaparlarmış. Bu gelenek hala daha devam ediyor. Fakat son zamanlarda Ramazan ayı yaz aylarına denk geldiği için pek çok kişi sahura kadar dışarıya çıkıyor ve uyumuyor. Dışarıya çay içmeye gidenler sokakları ve parkları dolduruyor. Çocuklar sahura kadar arkadaşlarıyla birlikte oyunlar oynuyor. Bu durum insanların sosyalleşmesini de sağlıyor diyebilirim. Ramazan geceleri uzun sahur sohbetleri sayesinde oldukça keyifli geçiyor. Davul sesiyle birlikte de herkes evlerine dönüyor.

Uzun mu Uzun Teravih Namazları

Eskiden aileler iftar yaptıktan sonra teravih namazına giderlermiş. Bu namaz diğerlerine kıyasla oldukça uzun olduğu için çocuklar dayanamaz ve çıkarlarmış. Teravih namazları da Ramazan ayı ile birlikte gelen bir ibadet. İftardan sonra gidilen teravih namazı çıkışında aileler birbirlerine çay içmeye gider çocuklarsa dışarda kalarak oyunlar oynarlarmış. Bu durum da eskisi gibi değil. Malum hayatımızda olan salgın yüzünden pek çok şey eskisi gibi değil. Namaz çıkışlarında dağıtılan gül lokumu ve bisküviyi de unutmamak gerek.

Çocukların Tuttuğu Tekne Orucu

Çocuklar bütün gün aç ve susuz kalmaya dayanamaz diye ufak bir hile yapabiliyorlardı. Tekne orucu adı verilen oruç ile hem Ramazan ayını yaşayabiliyor hem de aç ve susuz kalmıyorlardı. Aile ile beraber sahur yapan çocuklar oruçlarını öğleye kadar tutuyorlardı. Öğlen yemeklerini yedikten sonra dışarı çıkarak arkadaşlarıyla iftara kadar oyun oynuyorlardı. Akşam ezanı sesi çocuklara eve gitme vaktinin geldiğini gösterirdi. Arkadaşları ile vedalaşıp iftardan sonra buluşmak üzere ayrılırlardı.


Ramazan ayları geleneklerimizi doyasıya yaşadığımız aylardan birisidir. Maalesef insanlar iş hayatına kendini kaptırdığı için aile ziyaretleri ve bazı Ramazan gelenekleri unutuldu. Bu duruma hayatımızı çok kötü etkileyen Koronavirüs’de sebep oldu diyebiliriz. Kendi geleneklerimizin ne kadar önemli olduğunu unutmamamız lazım. Ülkemizde Ramazan Bayramı unutuldu ve Cadılar Bayramı kutlanmaya başlandı. Umarım paylaşmayı ve birlikteliği hatırlatan bu ayın geleneklerini tekrar yaşayabiliriz. Büyüklerimizin de dediği gibi nerede o eski Ramazanlar?

Önceki İçerikYeni Nesil Filmlere Hayat Veren CGI Teknolojisi Nedir?
Sonraki İçerikMutlu Bir Gelecek İçin Doğru Meslek Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Merhaba! Ben Yusuf Tercan. 24 yaşında Makine mühendisliği öğrencisi olmakla birlikte Wabizon'un kurucu ortaklarındanım. Aynı zamanda sizlerin okuduğu yazıları oluşturan editör ekibinde yer alıyorum.